İçeriğe geç
  • Dolar 49,6015
  • Euro 55,6781
  • Sterlin 66,5396
  • Bitcoin 4.187.081 ▲ %2,55

Tekirdağ Eğitim

Çimpe Kalesi'nin Konumuna İlişkin Yeni Bulgular

Çimpe Kalesi'nin Konumuna İlişkin Yeni Bulgular

Osmanlıların Balkanlar'daki ilk kalıcı üssü olduğu kabul edilen Çimpe Kalesi'nin, Gelibolu yerine Tekirdağ'ın Malkara ve Şarköy ilçeleri arasındaki Yeniköy Cintepe mevkisinde olabileceği öne sürüldü. Akademisyenler, tarihi kayıtlar ve saha incelemelerine dayanan yeni bulguları kamuoyuyla paylaştı.

Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'da kalıcı olma sürecinin başlangıcı olarak görülen Çimpe Kalesi'nin coğrafi konumuna dair yerleşik kabuller sarsılıyor. Uzun yıllar Gelibolu Yarımadası'nda olduğu düşünülen kalenin, aslında Tekirdağ sınırları içinde, Malkara ile Şarköy ilçeleri arasındaki Yeniköy Cintepe mevkisinde yer aldığına dair ciddi tarihi ve arkeolojik veriler elde edildi. Bu iddia, Osmanlı tahrir defterleri, kronikler ve saha araştırmalarının bir arada değerlendirilmesiyle ortaya çıktı.

AA'da yayınlanan habere göre, söz konusu bulgular Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Kayapınar danışmanlığında, Ayhan Sekili tarafından hazırlanan "XV-XVI. Yüzyıllarda Malkara Kazası" başlıklı doktora tezinde detaylandırıldı. 2020'den beri süren çalışmalar kapsamında eski yerleşim adları, bölgenin topoğrafik yapısı ve önceki arkeolojik yüzey araştırmaları yeniden incelenirken, bu yıl Tekirdağ'da yapılan saha ziyaretlerinde Cintepe'deki kale kalıntıları da mercek altına alındı.

Prof. Dr. Kayapınar, Çimpe Kalesi'nin Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olduğunu vurgulayarak, Osmanlı kroniklerindeki anlatımların mevcut coğrafyayla uyum içinde olduğunu belirtti. Kayapınar, "Kaynaklara göre Süleyman Paşa ve beraberindekiler Anadolu yakasından deniz yoluyla Çimpe Limanı'na geçiyor, buradan karadan hareket ederek Çimpe Kalesi'ni fethediyor. Ardından Gaziköy, Ortaköy ve Balabancık çevresindeki kalelerin ele geçirilmesiyle Gelibolu'ya Trakya'dan gelebilecek yardım yolları kesiliyor. Bu durum Gelibolu'nun daha sonra fethedilmesini mümkün hale getiriyor." dedi. Fetih sonrası Çimpe'nin bir nahiye haline getirildiğini hatırlatan Kayapınar, 1475 tarihli tahrir kayıtlarında buraya bağlı 7 köyün bulunduğunu, bunlardan 5'inin adının küçük değişikliklerle günümüze ulaştığını ve bu yerleşimlerin Malkara ile Şarköy sınırları içinde kaldığını ifade etti.

Kayapınar, "Müstecep, Bulgur, Kalamış, Sofuköy ve Bunak gibi yerleşimlerin aynı coğrafyada bulunması Çimpe'nin lokalizasyonu açısından önemli. Çimpe'ye bağlı köylerin bugünkü konumları da kalenin Malkara ve Şarköy çevresinde aranması gerektiğini gösteriyor." diyerek, bazı araştırmacıların kaleyi Bolayır ve çevresinde aradığını ancak verilerin farklı bir yeri işaret ettiğini kaydetti. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nden Prof. Dr. Zeynep Erdem'in 2010'daki yüzey araştırmalarında tespit ettiği ve "Yeniköy Cintepe Kalesi" olarak tanımlanan alanın, Çimpe Kalesi olma ihtimalinin güçlendiğini belirten Kayapınar, tarihçi Metin Tetik'in 2023'teki çalışmasının da bu görüşü desteklediğini aktardı.

12 Haziran 2026'da Cintepe'yi ziyaret ettiklerini belirten Kayapınar, yapı malzemelerinin geç Bizans ve erken Osmanlı dönemiyle uyumlu olduğunu gözlemlediklerini söyledi. Alanın yeterince tanınmadığına ve koruma eksikliğine dikkat çeken Kayapınar, "Cintepe'nin yerini köylülere ve orman görevlilerine sora sora bulduk. Türk tarihinin bu kadar önemli bir noktasına ulaşmak için herhangi bir yönlendirme levhasının ya da düzenlenmiş bir yolun bulunmaması şaşırtıcı. Balkanların Türk yurdu olmasının başlangıç noktalarından biri olan bu tarihi alan için yürütülen kapsamlı bir projenin bulunmaması, kaleyi gösteren bir levhanın olmaması ve kalıntıların kaçak kazılar ile orman örtüsü altında yok olmaya yüz tutması üzüntü verici. Burasının bilimsel yöntemlerle araştırılması ve korunması gerekiyor." şeklinde konuştu.

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ökkeş Narinç de elde edilen bulguların Türk tarihi açısından kritik öneme sahip olduğunu dile getirdi. Narinç, müfredat ve literatürde Türklerin Balkanlara ilk adımını 1352'de Gelibolu ve Bolayır'dan attığının bilindiğini ancak yeni tez çalışmasının bu bilgiyi değiştirdiğini savundu. Narinç, "Bu tespitin ilgi çekeceğini düşünüyoruz.1352 yılı itibarıyla Türklerin Balkanlara adım attığı ilk noktanın Gelibolu ve Bolayır olduğu üzerinden müfredat ve literatür bilgisi var. Prof. Dr. Levent Kayapınar'ın danışmanlığında Ayhan Sekili tarafından hazırlanan doktora teziyle bu bilginin değişmesi gerektiğini tespit ettik. Malkara'da yapılan hem tarihi kayıtlardan, tahrir ve vakıf defterlerinden tespitler hem de coğrafya bizzat ziyaret edilerek Çimpe Kalesi'nin Malkara önlerinde 1305 yılında gerçekleşen Apri Savaşı sonrasında İbribey ve Yeniköy köyleri arasında olduğu tespit edildi. Bunun 1071'in 1040'ın nasıl Anadolu'nun kapılarının Türklere açılması açısından büyük önem taşıyorsa, Çimpe Kalesi'nin bulunduğu yer, Türklerin Balkanlara ilk adımı açısından son derece önemli. Bu nedenle kalenin gerçek yerinin tespit edilmesi Tekirdağ'ın tarihsel önemini de daha yukarı taşıyacaktır." ifadelerini kullandı.

Narinç, Bolayır'da Çimpe Kalesi olarak bilinen alanın aslında bir savunma veya siper hattı olabileceğini, yapı malzemesi ve konumunun tarihi belgelerle örtüşmediğini iddia etti. Narinç, "Bugün Bolayır'da Çimpe Kalesi olarak ifade edilen yerin daha çok bir savunma veya siper hattı olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yapı malzemesi ve bulunduğu yer itibarıyla tarihi belgelerde orayı işaret eden bir bulguya rastlamadık. Rastladığımız bulgular Çimpe Kalesi'nin Yeniköy taraflarında olduğunu gösteriyor." dedi. Kesin sonuç için kapsamlı arkeolojik kazıların şart olduğunu vurgulayan Narinç, çalışmaların kasım ayında düzenlenecek uluslararası akademik panelde bilim dünyasıyla paylaşılacağını ekledi.

TürkAta Haber Ajansı
Tekirdağ Gündemi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…